Bugün ne pişirsem diye mi düşünüyorsunuz? Yoksa şu yemek nasıl pişiriliyordu, tarifi nasıldı diye mi soruyorsunuz kendi kendinize? Canınızı sıkmayın…Gelin bize sorun biz sizin için cevaplayalım..!

RSS Feed

Anında Beyazlık: IPANA PERFECTION

İLK KULLANIMDAN İTİBAREN BEYAZLATAN DİŞ MACUNU, IPANA PERFECTION!

Türk toplumu genel olarak çayı sever derler ama ben kahveciyim. Sanırım bu alışkanlık bana Amerika’da okula gittiğim dönemlerden yadigar…  Keşke oradan bana kalan kahve değil de, günde iki kez spor yapıyor olma alışkanlığım olsaydı… Ama hep zararlı şeyler keyif verir ya insana, bendeki de o hesap. Güne bir bardak sade neskafe içmeden kesinlikle başlayamıyorum ve en az 5-6 bardak nescafe, 2 fincan da Türk kahvesi içerek günümü tamamlıyorum. Akşama doğru hafif bir kalp çarpıntısı ve lekelenmiş dişlerden nasibimi alıyorum. Bu gidişata bir son vermem lazım biliyorum, en azından sağlığım için… Ama dişlerime gerçekten harika beyazlık sağlayan, lekelerden eser bırakmayan bir çözüm buldum. Yıllardır bu konuda inanın çok diş macunu denedim, bir çoğunun hiç ama hiç faydasını görmedim.. Fakat bu ürün bambaşka.

Son günlerde market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü Perfection’a denk geliyordum. Biliyorsunuz ben de dişlerimin beyazlığına ve mükemmelliğine çok özen gösteririm ve bunun için sürekli yeni ürünleri deniyorum. Her yerde bu kadar görünce ve 3 günde %100’e kadar lekesiz iddiasını duyunca, bir de üzerine diş hekimim bu ürünü kullanmamı önerince hemen aldım. Performansına gerçekten şok oldum, ilk kullanımdan itibaren diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini fark ediyorsunuz.

Beyaz bir gülümseme de aslında sahip olunması gereken en önemli özellik benim için. Yeni İpana Perfection Mucize gibi. Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım. Üstelik beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş minenize hiç bir zarar vermiyor.

Aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da aldım hemen, o  da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre keskin bir ferahlık sağlıyor.

Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana, Amerika’da Crest markasıyla pazara sürdüğü ürünün birebir aynısı. Zaten sanırım algı olarak kahve alışkanlığımın oradan kalmış olması ve Crest’in de Amerika’da en çok tercih edilen diş macunu olduğunu biliyor olmam bu ürünü itirazsız tercih etme sebebim oldu.

PERFECTION 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın tam 2 Katını iade ediyor. Beyaz gülüşlere önem verenler bu ürünü deneyin, pişman olmayacaksınız.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!

Ağız bakımı ile ilgili detayları öğrenmek isterseniz www.agizbakimuzmani.com linki inceleyin derim.

#ipanaperfection #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://www.melinasmom.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Körili Tavuk

Bugün sizlerle çok uzun süredir yapmak isteyip te bir türlü fırsat bulup yapamadığım, ve nihayet dün gece bir fırsat bulup hazırlayabildiğim köri soslu tavuk sote yemeğinin tarifini paylaşacağım.

Körili Tavuk
Malzemeler:

  • 5 parça kemiksiz tavuk göğsü
  • 7-8 Adet julien doğranmış mantar
  • 2 çorba kaşığı sıvı yağ
  • 1 Adet julien doğranmış kırmızı biber
  • 3-4 Adet julien doğranmış yeşil biber
  • 1 fincanı un
  • 1 paket sıvı krema
  • 1 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı köri
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • Yeteri kadar tuz

Hazırlanışı :

1 yemek kaşığı sıvı yağımızı (tercihen zeytinyağı) tavamıza koyup üzerine julien doğradığımız tavuklarımızı koyup yaklaşık 10-12 dakika kadar orta ateşte pişiriyoruz. Tavuklarımız pembeliklerini kaybedip, hafifçe pişmeye başladığında üzerine mantarlarımızı ilave ediyor ve yaklaşık 4-5 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Mantarlarımız da piştikten sonra yeşil biber ve kırmızı biberlerimizi üzerine ekliyoruz, bir tutam tuz ve karabiberimizi ekliyoruz. Biberlerimiz yumuşayıncaya kadar tavamızdaki malzemelerimizi karıştırmaya ve pişirmeye devam ediyoruz. Biberlerimiz yumuşayınca tavamızı ateşten kaldırıp kenara koyuyoruz. Yeni bir sos tavasında ise sosumuzu hazırlıyoruz. Sosumuz için 1 yemek kaşığı sıvı yağımıza 1 yemek kaşığı unu ilave ediyoruz ve un’un kokusu çıkana kadar kavuruyoruz. Unumuzu kavurduktan sonra üzerine sıvı kremamızı ve köri sosumuzu ilave ediyoruz ve 1-2 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Sosumuzu hazırladıktan sonra kenara koyduğumuz tavamızı tekrar ateş üzerine alıp, sosumuzu üzerine döküyoruz ve karıştırarak tüm malzemelere yediriyoruz. Bu şekilde yaklaşık 3-4 dakika daha pişirdikten sonra yemeğimiz hazırlanmış oluyor. Sıcak olarak servis edip afiyetle yiyebilirsiniz. Şimdiden denemek isteyen herkese kolay gelsin, umarım benim aldığım keyif ve lezzeti sizlerde alabilirisiniz.


OFÇAY BİR İÇECEK DEĞİL ‘’RİTÜEL’’

Sağlıklı yaşamı benim gibi hayatının odak noktası yapmış insanlar için yiyecek, içecek tüketirken seçici olmak bir klasiktir. Sabah işe gitmeden bir  saat erken kalkıp bir yürüyüşle başladığım günde, olabildiğince sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Bedenime iyi bakmak, ruhuma da iyi geliyor çünkü. Durum böyle olunca evde, ofiste tükettiğim gıdalara da dikkat etmem şart oluyor.  Uzun süren çalışma saatleri içerisinde bol bol çay içen birisi olarak çay seçimimi de çok önemsiyorum. Çay bir ritüeldir, ofiste dedikodu yaparken, evde akşam yorgunluğumuzu atarken, kahvaltıda bize eşlik ederken hep güzeldir! Size geçtiğimiz günlerde denemeye başladığım ve çok memnun kaldığım bir tavsiyem olacak. Ofçay markasını hepiniz biliyorsunuzdur. Eğer aranızda sadece adını bilen ancak deneyimlemeyenler varsa bu yazıdan sonra güzel demli bir Ofçay içecektir diye düşünüyorum.

Ofçay Hazine’yi benim gözümde vazgeçilmez kılan özellikler ise öncelikle şık ambalajı ve köşeli demlik poşetleri ( e biz kadınlar için sunum en az içerik kadar önemlidir, huyumuz kurusun!) Sonra bir poşetten 10 bardak çay çıkması da şahane bir özellik. Kız toplantıları ya da aile sohbetleri için yeterli derecede Ofçay Hazine bardaklarda yerini alabiliyor. Tadı elbette bu kadar beğenerek tüketmemdeki en büyük etken. Çünkü Ofçay Hazine Zengin Demlik Poşeti gerçek dökme çaydır, lezzeti buradan geliyor.

Bahsettiğim gibi henüz denemediyseniz bir an önce mutfağınızda Ofçay Hazine’ye a yer açın 1 defa denemeniz zaten vazgeçilmeziniz olması için yeterli olacaktır 🙂

Bu içerik http://diyettebasari.blogspot.com.tr/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.//

Bridget Jones Sendromuna Son! Aslında Yalnız Değiliz

30’lu yaşlardaki her kadının başucu filmidir Bridget Jones. Ne zaman bir ayrılık yaşasak tozlu raflardan çıkar, yalnız veya kız arkadaşlarla toplanarak izlenir. O ağlarken ağlanır, bizim gibi komik durumlara düştükçe “oh be. yalnız değilim aslında.” duygusuyla gülünür, histerik bir rahatlama yaşatır. Geçen gün meyve suyu markası granini’nin bir reklamını gördüm. Reklamda bir mesaj vardı “Sen yalnız değilsin. Etrafın sevgiyle çevrili.” O kadar hoşuma gitti ki… Sonra şöyle bir durup düşündüm. Hayatımızda sorunlar baş gösterdiği zaman negatif şeylere odaklanmaya başlıyoruz ve aslında hayatımızda varolan ve kıymetini bilmemiz gereken pozitif şeyleri unutuyoruz. Sevgilimizden ayrılmış da olsak bizi teselli eden bir ailemiz, göz yaşlarımızı silen arkadaşlarımız var. Bridget Jones’u da zor anlarında teselli eden ve yalnız bırakmayan arkadaşları ve ailesi değil miydi? Her şey bakış açımızda. granini’nin dediği gibi… Aslında etrafımız sevgiyle çevrili. Yeter ki görmek için kendimize izin verelim. Bakış açımızı değiştirelim. Bak şimdi canım bir granini vişne suyu istedi! 🙂 Ben biraz pozitiflik almaya gidiyorum. Granini Facebook sayfası için: https://www.facebook.com/graniniTurkiye   Granini pozitif reklamını seyretmek için:   Bir boomads advertorial içeriğidir.

BU HÜRRİYET ÇOK ”SOSYAL” !

Hurriyet.com.tr geçtiğimiz günlerde yeni bir projeyi takipçileri ile buluşturdu. Bu proje aslında Hürriyet markasını çok daha sosyal bir hale getiriyor, Hürriyet’i sadece bir haber sitesi olmaktan çıkarıp dijital dünyanın hızı ve etkileşimini kucaklayan bir sosyal platforma dönüştürüyor.

Öncelikle Hürriyet Sosyal’e üye olmanız  gerekiyor. Aslında bu üyelik bu sosyal dünyaya giriş anahtarınız. Sonrasında bu anahtarla giriş yaptığınız dünyayı ne kadar aktif kullanacağınız size kalmış. Bir blog yazarı olarak blogumdaki içerikleri hürriyet sosyal takipçileri ile buluşturabiliyor, günün bana göre dikkat çeken haberlerini bu platformdaki takipçilerimle buluşturabiliyorum. Düşünsenize, hurriyet.com.tr ‘de kendi haberlerinizi paylaşabileceğiniz bir alan daha sizi bekliyor!

İlgi alanınıza göre kategorileri belirleyebiliyor ve bu sayede sizi gerçekten ilgilendiren gelişmeleri çok daha hızlı bir şekilde öğrenebiliyorsunuz. Bir müzik bloggerı olarak bu özelliği şüphesiz ağırlıklı olarak kültür sanat kategorisinde kullanıyorum. İlginizi çeken ve ‘’ben de bir yorum yapayım’’ dediğiniz haberleri de hashtag’lerle paylaşabiliyor diğer kullanıcılar ile tartışabiliyorsunuz. Bu hürriyet sosyal’in bir başka artısı şüphesiz.

Ancak bana göre, bu projenin en keyifli yanı Hürriyet yazarları ile çok daha hızlı bir şekilde iletişime geçebiliyor olmanız ve onlarla ciddi bir etkileşimde bulunabilmeniz. Yazarlar bu platformu sadece haber linklerini paylaşmak için kullanmıyor, sosyal medya platformu gibi anlık düşüncelerini paylaşmak için de kullanıyor. Bu sayede yazarları yazıları dışında anlık iletileri de daha yakından tanıyor ve onlardan haberdar olabiliyoruz.

Hürriyet sosyal, habercilikte net olarak yeni bir dönemin başlangıcını yapıyor. Okuyucuyu, sadece okuyucu olmaktan çıkarıyor, yazan, tartışan bir katılımcı konumuna getiriyor.

Şimdi Hürriyet’in Sosyal dünyasını daha yakından tanıma zamanı…

İçerik: www.hayatmuzik.com

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.